Saç bakımı ve doğal yöntemler
9/3/2009 · Kategori: Cirkin erkek yoktur bakimsiz erkek vardir___
Hepiniz uzun ve sağlıklı bir saça sahip olmak için onu sürekli kestirmeniz gerektiğini duyarsınız. Aslında sürekli saçınızı kestirmek sadece onun daha kısa olmasını sağlar.
Sağlıklı olması ile hiçbir ilgisi yoktur. Saç uzunluğu kafanızın şekli ve genişliği ile orantılıdır ve yeni teknolojilerle bile bunu değiştirmenize olanak yoktur. Sağlıklı ya da sağlıksız saç yoktur. Saçımız aslında ölüdür. Ölü olmasaydı kesildiğinde canımız yanmazmıydı? Eğer saçlarınızın ucu kırılmamışsa ya da boyama yüzünden hasar görmemişse onu sürekli kestirip sağlıklı ve uzun yapmaya çalışmak yanlış bir şey. Sadece stil değişikliği düşünenler için sık saç kestirilmesi önerilebilir.
Saçınızın sağlıklı olması için yapabilecekleriniz:
- Günlük olarak pahalı olmayan bir Vitamin alın.
- Saçınızı fazla taramayın. Sadece gerektiğinde şekil vermek için tarayın.
- Kaliteli bir tarak ya da fırça kullanın. Keskin metal ya da plastik uçlar saçlarınızın uçlarının kırılmasına neden olur.
- Kaliteli saç ürünleri kullanın. Çoğu alışveriş merkezlerinde satılan şampuan ve saç ürünleri aslında birçok kötü kimyasal maddeyi içlerinde bulunduruyor. Mesela 'ammonium laurel sulfate' , ya da silikon içeren ürünler saçınızı kurutarak daha kolay kırılmasına neden olabiliyor. İçlerinde birçok koruyucu madde bulunduğunu iddia eden bu ürünler saçınız için aslında en büyük tehlikeyi oluşturuyor.
- Saçınızı sıkı bantlarla toplamayın. Bırakın rahat kalsın. Bu tür toplama şekilleri de kırılmalara neden oluyor.
Sıcak yağ tedavisi
Kurumuş ve yıpranmış saçları en iyi canlandırma yöntemi zeytinyağı tedavisidir. Saçlarınıza parlaklık vermek ve beslemek için 2 çorba kaşığı zeytinyağını ısıtın. Bunu yavaş yavaş tüm saç derinize yedirin. Sıcak suda ıslattığınız bir havluyu sıktıktan sonra bir türban gibi başınıza sarın. Havlu soğurken bu işlemi iki veya üç defa tekrarlayarak, başın yağı iyice emmesini sağlayın. Sonra saçlarınızı yıkayarak, iyice durulayın. Bu bakım türü, özellikle çabuk kırılan saçlar için çok yararlıdır.
Hintyağı tedavisi
Yarım çay fincanı hintyağını ısıttıktan sonra baş derinizi ovarak saçınızın yağı emmesini sağlayın. Yavaş yavaş tarayacağınız saçlarınızı kaynar suya batırırıp sıktığınız havluyla sarın. Bu işlemi yaptıktan sonra yarım saat kadar bekleyip şampuanla yıkayın. Bu tedavi, fazla ince, çabuk kırılan, kuru saçlara iyi gelir.
Zeytinyağı ve bal tedavisi
Yarım çay fincanı yeşil zeytinyağıyla bir çay fincanı süzme balı karıştırın. Bu sıvıyı iyice sallayıp çalkalayın ve bir kaç gün dinlenmeye bırakın. Daha sonra bu karışımı baş derisinize ovarak ve tarayarak yedirin. Ancak bu işlemi yaparken tarağın dişlerinin baş derinize batmamasına özen gösterin. Başınıza bir naylon torba geçirerek, başın sıcaklığını muhafaza etmeyi sağlayın. Karışımı başınızda yarım saat beklettikten sonra, saçlarınızı bol suyla durulayın. Bu işlem, koyu renk saçların ışıltılı bir hal alıp parlamasını sağlar.
Protein tedavisi
Yumurta ile yapılacak protein tedavisi hemen hemen her tür saç için uygundur. İki yumurtayı çırpın ve içine yavaş yavaş bir çorba kaşığı zeytinyağı, bir çorba kaşığı gliserin, bir çorba kaşığı sirke (mümkünse elma sirkesi) ilave edin. Saçınızı bir kez şampuanladıktan sonra saçlarınıza bu karışımı sürüp 15-20 dakika bekleyin. Saçlarınızı iyice duruladıktan sonra saçlarınızın çok kısa sürede canlandığını fark edeceksiniz.
Kakao yağı tedavisi
Koyu renk saçlı kişilerin uygulayabileceği bir başka bakım yöntemi ise aşağıda anlatılan bu karışımdır. İçinde su kaynayan genişçe bir tencerenin içine daha küçük bir kabı oturtun. Yarım çay fincanı ayçiçeği yağını, 1 çorba kaşığı kakao yağını, 1 çorba kaşığı susuz lanolini bu ikinci kabın içinde eritin. Bütün bu yağlar eriyince, kabı kaynar suyun içinden alın ve karışımı iyice çırpın. Bu karışımdan 1 çorba kaşığı kadarını alarak buna 1 çorba kaşığı su katın, iyice karıştırın. Bu sıvıyı ovarak başınıza sürün ve bu durumda 15 dakika ile yarım saat arasında bekleyin. Ardından saçınızı yıkayıp durulayın. Bu tedavi koyu renk saçlara yeni bir canlılık ve parlaklık verir.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Fit Görünün
9/3/2009 · Kategori: Cirkin erkek yoktur bakimsiz erkek vardir___
Düzgün bir fiziğe sahip olmak her erkeğin hayalidir. Kadınların dikkatini çeken, giydiği kıyafetleri üzerinde taşıyabilen bir erkek kendini sosyal yaşamında da rahat ve kendinden emin hissedecektir.
Peki böylesine hayali kurulan bir fiziğe sahip olmak çok mu zor? Aslında bu sorunun cevabı kişiden kişiye değişir. Kendine inanan ve buna gerçekten sahip olmak isteyen bir erkek için hayal olmaktan öte rahatlıkla başarabileceği bir şeydir. Ancak şunuda unutmamak lazım ki düzgün bir fiziğe sahip olurken yapılacak fiziksel çalışmalar ve beslenme alışkanlığı; bir mecburiyetmiş gibi değil bir yaşam tarzı olarak benimsenmelidir. Uzun vadede kendini sportif ve dengeli beslenme tarzına alıştıran erkek için fit görünüşe sahip olmak zor değildir. Aksinde yani kısa vadede böyle bir hayali olan, azimsiz, çabuk pes eden erkeklerimiz için malesef bir hayal olarak kalabilir fit görünmek.
Fit bir görünüşe sahip olmak istiyorum ve bunun içinde hayatımda her türlü değişimlere açığım diyen erkekler için istedikleri hedef doğrultusunda ne yapıp ne yapmamaları gerekteğini açıklayacağız. Bir kere fit görünmek adına yapıcağımız ilk şey beslenmemizi düzenlemek.İnsanlar günlük kalori ihtiyacını karşılamak adına beslenirler. Bu beslenme sonucu alınan kalorinin bir eşik değeri vardır. Bu değerin altında veya çok fazla üstünde beslenmek sağlıksızdır. Erkekler için örnek vericek olursak kas yapıları ve metabolizmaları bayanlara göre daha aktif olduğu için dışarıdan alması gereken kalori miktarıda fazladır. Bir erkeğin bir gün içerisinde kahvaltı, öğle yemeği ve akşam yemeği olmak üzere en az 3 öğünü bu öğünler arasında da meyveler ve hafif besinlerle metabolizma hızını korumak adına 3 de ara öğünü olmalıdır. Ana öğünlerde protein ağırlıklı yani süt, peynir, yumurta, beyaz et gibi besinler ögünlere göre tercih edilmelidir. Fit bir vücutta önemli olan minimum yağ maximum kastır. Bu yüzden beslenirken yağlı ve karbonhidratlı yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Bilhassa kızartma ve beyaz ekmek. Bunun yerine lifli kepek ekmekleri tercih edilmelidir. Ayrıca sebze ağırlıklı yiyecekler tercih edilmelidir.
Fit görünmek için beslenmemize bu şekilde dikkat ederken birde sportif aktivitelere yer vermeliyiz. Ağır sporlar vücudumuza zarar verebileceğinden dolayı bu tür sporlardan uzak durmalıyız. Fit bir vücuda sahip olmanın en keyifli yolu yüzmektir. Yüzerken vücudumuzda ki bütün kasları çalıştırırız. Düzenli yüzme sporu ile orta vadede istenilen düzgün bir fiziğe sahip olmak mümkündür. Bunun yanında spor salonlarına da başvurabiliriz. Salonlarda profesyonel olarak eğitim almış hocalar yağ oranınızı ve vücut kütlenizi ölçerek size en uygun spor programını vereceklerdir. Tüm bunlara vakti olmayan erkeklerimiz içinde evde spor seçeneği mevcuttur. Kendinize bir program hazırlayın. Başta geliştirmek istediğinizin vücut bölgenizi seçin. Örneğin karın ve göğüs kaslarınızı geliştirmek istiyorsanız şınav ve mekik hareketleri bu bölgede ki kasları çalıştırdığından, her geçen gün artarak giden bir programla daha sıkı ve seksi karın ya da göğüse sahip olabilirsiniz. Bunun yanında bisiklet, koşu gibi sporlarda vücudunuzda ki yağların yakımında ve bacak kasları gelişimine önemli katkılar sağlayacaktır.
Yasin T.
Erkek Magazin Yazarı
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Bakım ve Erkek
9/3/2009 · Kategori: Cirkin erkek yoktur bakimsiz erkek vardir___
Temiz ve bakımlı olmak insana özgüven veren, girdiği ortamda kendisinden emin ve rahat hareket etmesine yardımcı olan eylemlerdir.
Bakımın yalnızca kadınlar tarafından uygulabilir olduğu erkeklerin bunun dışında kaldığı bir kaç yıl öncesine kadar gerçekti. Ancak değişen yaşam şartları ve iş yaşamında ki belli başlı kriteler erkeklerinde artık kendine bakması, göze hoş görünmesi zorunluluğunu kılmıştır.
Son yıllarda litaretürlere eklenen metroseksüel yani bakımlı erkek modeli, yaşamımıza nasıl bir giriş yaptığını açıkca ortaya koymaktadır. Erkekler için bakım denildiğinde elbette onlarca nemlendirici, temizleme sütleri, losyonlar gelmesin akla.
Bakımlı erkek saçı, tıraşı ve belli başlı bölgelerinin temizliği ile literatürdedir. Bakımlı ve temiz olmak elbette güzeldir. Bayanlarında artık erkeklerde dikkat ettikleri bir kriterdir bakımlı ve temiz olması. Hiç bir kadın kendine bakmayan, özen göstermeyen pasaklı bir erkekten hoşlanmaz.
Bakımlı erkeği daha detaylı tanımlayacak olursak gündelik sporunu aksatmayan(unutmayın ki bakım yalnızca vücuda sürülen kremlerle olmaz)ellerine bilhassa tırnaklarına özen gösteren, vücudunda ki belirli bölgelerin temizliğini yapmış, sakal tıraşı aksatmayan, cildinin gerekli nemi alması için çeşitli nemlendiriciler kullanan ve en önemlisi gündelik duşunu alıp diş bakımına özen gösteren erkek modelidir. Bu sayılanlar aslında erkek için ekstra durumlar olmamalıdır. Bunlar kişisel bakım ve sağlık için zaten yapılması gereken şeylerdir. Ancak eskiden erkeklerimiz yalnızca hafta da bir aldıkları duş ve haftada bir iki kez oldukları sakal tıraşı ile bir yaşam sürdürebilirken günümüzde bu pek mümkün olmamaktadır. Değişen yaşam koşulları erkekleride artık kendine bakmaya itmiştir.
Aslına bakılırsa bu değişim erkeklerin kendilerine olan özgüvenlerini arttırmış ve iş yaşamında da daha etkin ve daha verimli olmalarını sağlamıştır. Bu nedenle biz erkeklerin hem fiziksel hemde ruhsal sağlığımız bakımımıza özen göstermemiz gerekir.
Yasin T.
Erkek Magazin Yazarı
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Saç Yaşlanması Nasıl Önlenir ?
9/3/2009 · Kategori: Cirkin erkek yoktur bakimsiz erkek vardir___
Saçlarının renginde biçiminde ve yoğunluğundaki değişim, yaşlanmaya bağlı olarak görülüyor.
Bu değişim, insanın yaşını da ortaya koyabilen en önemli gösterge.
Alman Hastanesi dermatoloji uzmanlarından Dr. Belma Bayraktar, saç yaşlanmasının en önemli göstergesinin saç renginin ağarması olduğunu söyledi.
Dr. Belma Bayraktar saç ağarmasının genetik, metabolik ve çevresel faktörlerden etkilendiğini de anlattı:
"Yaşlanma ile kıl köklerindeki renk hücrelerinin kaybında ultraviyole ışınlarının etkisi, kronolojik yaşlanmadan daha önemlidir."
"Ayrıca beyazlaşan saçlarda bakır miktarının da azaldığı saptanmıştır. Erken saç ağarması kemiklerdeki mineral yoğunluğunun azalmasıyla bağlantılıdır."
"Menopoz sonrası kadınlarda saç ağarması ile osteoporoz arasında bir ilişki olabileceği de düşünülmekte."
Bayraktar, yaşlılık döneminde saçın büyüme hızının da yavaşladığını söyledi.
Erkek tipi kellikte görülen kıl kökü ve gövdesinin küçülmesi olayının her iki cinste de yaşlılığa bağlı olarak ortaya çıktığını belirten Dr. Bayraktar, "yaşlılıktaki kıl küçülmesi, erkek tipi dökülmedekinden daha yavaş ve hafif seyretmekte" dedi.
Saçların en büyük düşmanı çevre
Bayraktar'a göre saçta yaşlanma ile oluşan değişiklikleri en aza indirebilmek için, öncelikle çevreden gelen zararlı etkileri azaltmak gerekiyor.
Bayraktar, bu zararlı etkilerin başında ultraviyole ışınlarının geldiğini de anlattı:
"Güneş ışınlarının yanı sıra tedavi veya kozmetik amaçlı yapay ultraviyole kaynakları (PUVA tedavisi ve solaryumlar), saçın hem keratin yapısını hem de pigment oluşumunu bozar."
"Böylelikle saçlar zayıfladığı gibi rengi de bozulur. Ayrıca aşırı sıcak, soğuk, kimyasal zararlı etkenler de saçta yaşlanmaya bağlı fizyolojik yıpranmayı artırır."
"Menopoz sonrası endokrin eksikliklerin yerine konma tedavileri saç ve deride yaşlanmanın yaptığı etkilerin azalmasına katkıda bulunabilir."
Saçlara mezoterapi
Bayraktar, son yıllarda saç dökülmesini ve hasarını düzelten, doğal saç renginin korunmasına yardımcı olan keratin içerikli ağızdan alınan destek tedavi ürünlerinin de kullanılabileceğini söyledi.
Bayraktar, bu maddelerin üç-altı aylık kullanımı sonrasında saçlarda son derece olumlu sonuçlar elde edildiğini de vurguladı.
Deriye uygulanan mezoterapi yöntemiyle de saç yaşlanmasının önüne geçilebildiğini belirten Dr. Bayraktar "saçlı deriye uygulanan mezoterapi yöntemiyle kıl köklerinde bozulmuş olan dolaşımı canlandırıcı, kıl köklerinde yapılanmayı sağlayıcı, güçlendirici birtakım maddeler de enjeksiyon yoluyla verilmektedir. İşlem ağrısız olup, haftada bir beş seanslık tedavi çoğu kez yeterli gelmektedir" dedi
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
Diş Beyazlatma
9/3/2009 · Kategori: Cirkin erkek yoktur bakimsiz erkek vardir___
Diş minesi ve dentinde oluşan renklenmeyi, temizleyen bir ağartma işlemidir. Sistem, hastaya özel hazırlanan bir diş plağı içine konan jel'in gece uyurken dişe uygulanmasından ibarettir. 
Diş Renklenmesinin Nedeni Nedir?
Çeşitli nedenleri olabilir. En yaygın olarak;
Yaşlılık
Kahve
Çay, kola
Sigara
Çarpma
Bazı antibiyotikler (tetrasiklin)
Fazla florid kullanımı
Sinir dejenerasyonu
Eski kaplamalar
Diş Beyazlatma Yönteminden Kimler Yararlanabilir?
Hamile ve loğusalar dışında hemen hemen herkes. Diş doktoru tam bir ağız muayenesi ile işleme uygun olup olmadığınızı belirleyebilir. Diş beyazlatma işlemi sağlıklı, tedavi görmemiş dişlere sahip ve daha beyaz ve parlak bir gülümseme edinmek isteyen kişiler için idealdir.
Yöntem Güvenli midir?
Araştırmalara göre diş doktoru gözetiminde yapılan diş beyazlatma dişler ve diş etleri için zararsızdır.
Sistem Nasıl Etki Ediyor?
Jel ağzınıza özel hazırlanmış ince bir diş plağı içine konuyor. Jelin içindeki aktif maddelerin ayrışması sonucu açığa çıkan oksijen, diş minesi ve dentine girerek lekeli bölgeleri ağartır. Dişin yapısı bozulmaz, sadece rengi açılır.
Hastaya özel dişlik hazırlanır. Yatmadan önce hasta dişliğe jeli koyar. Dişlik, ağıza yerleştirilir. Daha sonra yatılır. Sabah kalkınca dişler fırçalanır.
Herhangi Bir Yan Etkisi Var mı?
Bazı kişiler, dişlerinde soğuğa karşı hassasiyet olduğunu belirtmiştir. Diğer bir grup ise, diş ve dişetinde geçici hassasiyetten söz etmiştir. Tüm bu belirtiler tedavinin kesilmesinden veya tamamlanmasından sonraki 1-3 gün içerisinde tamamen ortadan kalkar.
Uygulama Süresi Ne Kadardır?
Kişiye bağlı olarak genellikle sonuç 3 seansta alınmaktadır. Ancak ağır renklenmelerde sonuç daha fazla seansta alınabilir.
Uygulamanın Bitiminden Sonra Beyazlık Ne Kadar Kalıcıdır?
Dişler her zamankinden daha beyaz olacaktır. Ancak bazı ağır lekelenmeye maruz kalmaya devam eden hastalar 6 ayda bir defa 1-2 gecelik yenilemeye ihtiyaç duyabilirler.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
« Önceki ::